FIRAT DEVELİOĞLU’NUN, SIRF ADNAN OKTAR’A DUYDUĞU KİN VE HASET YÜZÜNDEN İFTİRA ATMASI İÇİN KULLANDIĞI BİRİCİK KIZI: DİLARA (DEVELİOĞLU) AKTUNÇ!

 Adnan Oktar davasında kendi annesine dahi iftira atarak, onlarca kişinin hapis cezası almasına sebep olan Dilara Aktunç, diğer tüm müştekiler gibi çelişkilerle dolu ifadelerle hem hukuku hem de Türk halkını yanıltmıştır. 



Dilara Aktunç, davanın baş müştekilerinden olan Fırat Develioğlu’nun kızıdır. Kendisine cinsel tacizde ve tecavüzde bulunulduğunu iddia etmektedir. Ancak babasının yönlendirmeleri sonucu kafası epey karışmış olacak ki her söylediği birbiriyle çelişmektedir.

Örneğin, Dilara Aktunç, tecavüze uğradığını iddia ettiği zamanlarla ilgili hep muğlak konuşmaktadır. Örneğin; emniyette tacizlerin 6 yaşında başladığını söylerken mahkemede 7-8 yaşlarında başladığını söylemiştir. Mahkemede önce tecavüzlerin reşit olduğu güne kadar devam ettiğini söylerken ifadesinin devamında en uğradığı tecavüzün reşit olmadan çok önceki bir tarihte bittiğini söylemiştir. Böyle önemli bir olayda galiz şekilde tarihleri değiştirmesi tüm iddialarının kurgudan ibaret olduğu göstermektedir.

Dilara Aktunç, ifadesinde Fırat Develioğlu ile normal bir baba-kız ilişkileri olduğunu ve o dönemde istediği gibi babasıyla yalnız görüşebildiğini söylemiştir. Babasının camianın içindeyken ikinci adam olduğunu ve kuş uçsa haberi olacağını iddia etmiştir. Fakat aynı zamanda sözde ‘örgütte’ hücre yapılanması olduğunu ifade ederek yaşadıklarından babasının hiçbir zaman haberinin olmadığını da söylemiştir. Elbette ki böyle bir şey mümkün değildir. Yani eğer iddia edildiği gibi yıllarca süren bir tecavüz olayı olsaydı bunu Fırat Develioğlu’nun bilmemesi mümkün değildir.

Hiçbir babanın, kızını iddia edilen eylemlerin yaşandığı bir ortama kendi isteğiyle bırakmayacağı da açıktır. Fırat Develioğlu da güvenli bir ortam olduğunu bildiği için kızının camiada olmasına müsaade etmiştir. Ayrıca Dilara Aktunç’un amcası Murat Develioğlu da camiada olan biridir. Böyle olaylara şahit olup da sessiz kalması mümkün değildir.

 

UĞRADIĞI TECAVÜZÜ 11 SENE ŞİKAYET ETMEYEN DİLARA AKTUNÇ VE KIZININ IRZINA GEÇİLDİĞİNİ ŞİKAYET ETMEKTEN GÜYA KORKAN BABASI FIRAT DEVELİOĞLU!

Kendi beyanlarına göre Dilara Aktunç, 18 yaşına geldiğinde annesiyle görüşmemeyi göze alarak arkadaş grubundan ayrılmıştır. Peki Dilara, hem babası gibi ‘zengin ve nüfuzlu’ olduğunu söyleyen birinin desteği arkasındayken hem de gruptan ayrılma cesaretini gösterebilmiş biri olarak nasıl olur da şikayetçi olmak için 11 yıl beklemiştir?

EMNİYETTE ŞİKAYET ETMEYİ GÜYA UNUTTUĞU TECAVÜZ VAKASINI MAHKEMEDE HATIRLADILAR!

Ne gariptir ki yıllarca sözde tecavüze uğradığını iddia eden Dilara Aktunç, emniyette bu konuda şikayette bulunmamıştır! Babası Fırat Develioğlu ne emniyet ne de mahkeme ifadelerinde böyle bir tecavüz olayından bahsetmemiştir. Fırat Develioğlu, mahkemede biricik kızının uğradığı sözde tecavüzleri “işte bunun belli tacizleri var kendisine göre” diyerek geçiştirme bir beyanla dile getirmiştir. Emniyette ne ırzına geçilen Dilara ne de kızının ırzına geçilmiş baba Fırat Develioğlu tarafından dile getirilmeyen tecavüz iddiası birdenbire mahkemede hatırlanmıştır.

Fırat Develioğlu mahkeme ifadesinde, kızı 18 yaşına girmeden 1 ay öncesinde birlikte otelde kaldıklarını çünkü annesinin kızını Adnan Oktar’a götüreceğinden ve kızına tecavüz edilmesinden korktuğundan bahsetmiştir. Yani kızının tecavüze uğramadığını, ancak tecavüze uğrama ihtimaline karşı tedbir aldığını iddia etmiştir. Ancak ifadelerini bir gün arayla veren baba-kız yine çelişmiştir.

Dilara Aktunç babasının “1 ay kaldık” dediği süre için “3 ay” demiş, “yıllardır devam eden tacizlerin başka boyutlara dönüşeceğinden korktukları için” otelde kaldıklarını söylemiştir. Yani Dilara Aktunç’un anlatıma göre taciz, tecavüz olayından babasının yıllardır haberi vardır.

 

FIRAT DEVELİOĞLU 2007’DE GİZLİ TANIK OLDUĞU DOSYADA ÖZ KIZINA TECAVÜZ EDİLDİĞİNİ SÖYLEMEYİ UNUTMUŞ!  

 Fırat Develioğlu 2018 yılında, Adnan Oktar dahil yaklaşık 200 kişi tutukluyken Emniyette verdiği ifadesinde kızının ırzına geçildiğini söylemeyi unutmuştur! Nitekim herkes tutuklu olduğuna, korku da ortadan kalktığına göre en azından 2018 de bu konuyu gündeme getirmesi gerekirdi. Ancak böyle bir tecavüz olayı yaşanmadığından, Fırat Develioğlu da o dönemde muhtemelen bu iftirayı henüz kurgulamadığından emniyette dile getirmemiştir.

Fırat Develioğlu’nun “korktum” demesinin yalan olduğunu ispatlayan en önemli delil de, 2007 yılında Adnan Oktar hakkında yürütülen bir soruşturmada gizli tanık olduğunu beyan eden Fırat Develioğlu, kimliği bilinmiyor olmasına rağmen yine kızının güya tecavüze uğradığını söylemeyi unutmuştur! Belli ki böyle bir tecavüz olayı yaşanmadığından, Fırat Develioğlu da o dönemde muhtemelen bu iftirayı henüz kurgulamadığından emniyette dile getirmemiştir.

YILLARCA KENDİ EVİNDE KIZININ GÜYA IRZINA GEÇİLMESİNE SESSİZ KALAN BİR BABA: FIRAT DEVELİOĞLU!


Tüm bunların içinde çok ilginç bir nokta var. Fırat Develioğlu ‘zengin olduğunu’ ve ‘Sn. Cumhurbaşkanımızı ve bakanlarımızı, emniyet, yargı mensuplarını tanıdığını ve samimi olduğunu’ her fırsatta söyleyen biri olarak nasıl olur da polise şikayette bulunmayıp böyle aciz kalabilmiştir? Biricik kızının tecavüze uğradığını öğrenen bir babanın böyle bir durumda ortalığı birbirine katması gerekirken, nasıl bir otel odasına sığınmakla yetinmiştir? Hadi diyelim söylediği gibi imkanları ve çevresi yok, yine de bir baba böyle dehşet bir olay karşısında canı pahasına da olsa kızının namusunu korumaya çalışmaz mı? 

 

BİR DÜŞÜNÜN, KENDİ EVİNİN ODALARINDA KENDİ ÖZ KIZI TECAVÜZE UĞRAYAN BİR BABA HER ŞEYİ YAPMAZ MI?

Her ne hikmetse Fırat Develioğlu, tüm bu tecavüz olaylarını bildiği halde bu durumu -avami tabirle- hiç kaale almamış, hiçbir yerde bahsetmemiştir. Birtanecik kızının tecavüze uğradığını bile bile nasıl başka bir ülkeye çalışmaya gittiği, 11 yıl neden sustuğu sorulduğunda ‘korktum’ diyerek işin içinden çıkmaya çalışmaktadır.

“Örgüt” deyip ürkütücü bir imaj çizmeye çalıştığı gruptan rahatça ayrılmaya cesaret eden, TV’lere çıkıp pervasızca ağzına geleni söylemeye, yüzlerce insana rahatça iftira atmaya/attırmaya cesaret eden, gruptan tanıdığı insanları sokakta gördüğünde dahi laf atıp tehdit etmeye cesaret eden Fırat Develioğlu, biricik kızının yıllarca uğradığı tecavüzü dile getirmeye güya “korkmuş”tur. Değil bir baba, vicdanı olan herhangi bir insan canı pahasına tecavüze uğrayan bir kızı kurtarmak, gerekirse suçluların cezalandırılması için ortalığı ayağa kaldırır.  Fırat Develioğlu, korktuğu için değil; böyle bir olay yaşanmadığı için bu konunun peşine düşmemiş; muhatap dahil olmamıştır.

 

KİN VE NEFRET NEDENİYLE ÖZ KIZININ NAMUSUNU AYAKLAR ALTINA ALDI!

Fırat Develioğlu, sırf Adnan Oktar’a duyduğu kin, nefret ve öfkesinden biricik masum kızını akıl almaz bir aşağılama ve hakaretle ezmiş, iftira atmaya mecbur bırakmıştır.

Tüm bu iftiralar ise Dilara’nın  Mimarsinan Mahallesi, Caddebostan Mahallesi Hasan Ali Yücel Sokak Şeref Apartmanı, №10 Daire:1, Kadıköy/İstanbul-  adresinde planlamıştır.

Dilara Aktunç, güya tecavüze uğradığı dönemde sürekli babaannesiyle birlikte kaldığını, anneannesi ile de yakın iletişimde olduğunu söylemiştir. Şaşılacak bir durumdur ki Dilara’nın babaannesi bir ağır ceza hakimidir. Anneannesi de bir çocuk doktorudur. Yani gerek anneannesi gerekse de babaannesi cinsel yönden istismar edilen bir çocuğu teşhis edecek niteliktedir. Küçük yaşlardan itibaren tecavüze uğradığını söyleyen torunlarının bu durumunu sadece gözlem yaparak teşhis edebilecek nitelikte bir insanlardır.

Tüm bunların yanında Dilara bu süreçte 2 yıl psikiyatrik tedavi gördüğünü iddia etmiştir ama gariptir ki ailesinden kimse, en yakınları dahil bu durumu bilmemektedir. Hiçbir doktor, psikiyatrist de bilmemektedir; kendisinin hiçbir psikiyatri kliniğinde kaydı yoktur.











DİLARA: “TACİZLE İLGİLİ SORU YOK MU? POPO ELLEME, MEME ELLEME, BÖYLE SORULAR BEKLİYORUM!”

Dilara Aktunç emniyet ifadesinde 17 yaşındayken yaşadığı sözde tecavüz olayından hiç bahsetmemiştir. ‘Kalçasının avuçlandığı, memesinin sıkıldığı’ gibi eylemleri hiçbir yerde anlatmazken mahkeme ifadesinde hayasız, arsız, pişkin bir üslupla Tacizle ilgili soru yok mu? Popo elleme, meme elleme, böyle sorular bekliyorum” demiştir.

Öncelikle tecavüze uğrayan bir kadının emniyette böyle bir olaydan hiç bahsetmemesi oldukça ilginçtir. Ayrıca tecavüze uğrayan mağdur bir kadının içinde bulunduğu psikoloji göz önüne alındığında kendisine yönelik cinsel saldırılarla ilgili böyle rahat ifadeler kullanması mümkün değildir. Önemsiz bir şey gibi geçiştirdiği bu iddiaları gerçekten yaşayan kadınlar ağır depresyon geçirip olayı konuşmak dahi istememektedirler. Dilara’nın böylesine rahat ifade ettiği ve mahkemede birdenbire ortaya çıkan iddialarının emniyet ifadesinden mahkeme ifadesine kadar olan sürede özel olarak hazırlandığı açıktır.

 

KENDİ ANNESİNE İFTİRA ATACAK DURUMA GELDİ!

Dilara Aktunç emniyet ifadesinde annesini çok sevdiğini söylerken mahkeme ifadesinde annesiyle ilişkisinin travmatik olduğunu ve onunla görüşmek istemediğini söylemiştir. Bu iki ifade arasında ne olmuştur, fikri neden değişmiştir? Dilara emniyet ifadesinde yıllarca sözde örgütte esaret altında yaşadığını ve kaçmak için her söyleneni yaptığını söylemiştir. Ancak aynı ifadenin devamında 18 yaşına geldiğinde annesine artık grupta bulunmak istemediğini söylediğini ve kendi isteğiyle ayrıldığını, annesinin fikirlerine saygı gösterdiğini ve hatta ‘kapım sana her zaman açık’ dediğini söylemiştir. Bu şartlar altında zorla tutulmadan bahsedilemeyeceği açıktır.

Açıkladığımız tüm bu mantıksızlıklar aslında ortada böyle bir tecavüz olayının olmadığının elbette ki en net delilidir. Kumpasçıların dile getirmekten yahut ne hikmetse unuttukları iddiaların hepsi birer senaryodan ibarettir.

KUMPASIN BAŞ MİMARİ: FIRAT DEVELİOĞLU


Bütün devlet erkanı, emniyet ve yargı mensupları ile samimi olduğunu söyleyen Fırat Develioğlu’nun kızı Dilara Aktunç’un tecavüze uğramasına sessiz kalması, şikayet etmemesi mümkün değildir. Üstelik Fırat Develioğlu KORKTUĞUNU (!) iddia ederek şikayetçi olmamıştır. Emniyet müdürlerini tanıyan, kayınbabası polisten sorumlu vali yardımcısı, annesi ağır ceza hakimi olan Fırat Develioğlu, her türlü ortamda ve basında aleyhinde pervasızca konuşmalar yaptığı Adnan Oktar’dan güya korkmaktadır. 2007’de gizli tanıkken bile bu korkusu gitmemiştir. Bu korkusu da güya ancak Adnan Oktar tutuklanınca gitmiştir. Ancak Adnan Oktar tutuklandıktan sonra da yine kızının namusu için hiçbirşey yapmamış; emniyette şikayetçi olarak verdiği ifadesinde kızının tecavüze uğradığını söylememiştir. Adnan Oktar ve arkadaşlarının yüksek cezalar alması ve kamuoyunda haklarında olumsuz bir algı oluşturmak için özel olarak kurgulanan bu iftiranın inanılabilecek hiçbir yönü yoktur.

Adnan Oktar ve arkadaşları ile görüşmeyi bıraktıktan sonra başka bir ülkeye yerleşip Türk-Kazak İşadamları Derneği Başkanı olan Fırat Develioğlu bu dönemde de yine güya tecavüze uğrayan biricik kızını korumak için hiçbir şikayette bulunmamıştır. Fırat Develioğlu, sırf Adnan Oktar’a duyduğu öfke ve hasetten dolayı biricik kızının gururunu, haysiyetini, onurunu, iffetini ayaklar altına almıştır. Tecavüz olmadığını bildiği halde kin ve hasetten aklı, feraseti kapanmış ve böyle gözü dönmüş bir iftirayı atmaktan çekinmemiş ancak kurgu olduğu çok açık ortaya çıkabilecek tecavüz iftiranın duyulmasını da istememiştir. 

Fırat Develioğlu Serra MohammedValipour üzerinden kurguladığı iftirayı daha sağlam görmekte; onun üzerinde kamuoyu algısını yönetmektedir. Fırat Develioğlu, namusunu, iffetini ayaklar altına aldığı Serra’yı Kazakistan’da zorla yanında tutmakta ve metres hayatı yaşatarak bu genç kızın da hayatını mahvetmektedir.

 

KUMPAS ORTAYA ÇIKMASIN DİYE DUYULMASINI İSTEMEDİ!

Fırat Develioğlu, kendi kızına yönelik kurguladığı tecavüz iftirasının duyulmasını istememiştir. Çünkü Kazak mafyası ve derin devletle bağlantılı olan, Türk-Kazak İşadamları Derneği başkanı olarak birçok Türk siyasetçiyle bağlantısı olan, kara parayla kendisine bir servet yaratan Fırat Develioğlu’nun kızının yıllarca ırzına geçilmesine göz yummasının inandırıcı olmayacağı açıktır. Böyle bir şikayet için 11 yıl beklenmesi, üstüne emniyette bu konuda şikayette bulunulmaması ve ifadelerdeki çelişkiler, tutarsızlıklar gibi  her yönüyle uydurma olduğu aşikar olan bu iftira ile kumpas tamamen çökecektir. Adnan Oktar ve arkadaşlarına yöneltilen iddiaların her biri uydurma iftiralardır ve kumpasın birer parçasıdır.  Ancak Fırat Develioğlu’nun ortaya attığı kızı Dilara Aktunç’a tecavüz iddiası abartı derecede, bir çocuğun dahi yalan olduğunu anlayabileceği şekilde açık iftiradır. Kumpasın en zayıf halkalarından olan Dilara Aktunç'un tecavüze uğradığı iddiasının duyulması, tüm kumpası ortaya çıkaracağı için bu iftira kamuoyundan özenle saklanmaktadır.

 

DERİN DEVLET VE MAFYA İLE SAMİMİ “KAMBUR SİNSİ” !

Fırat Develioğlu, uzun yıllar yaşadığı Kazakistan’da derin devlet ve mafya ile samimi ilişkiler kurmuştur. Mafyanın ileri gelenleri tanıyan, mafya mensuplarını evinde ağırlayan Fırat Develioğlu yıllardan beri bu yakın ilişkiyi devam ettirmektedir. Kazakistan derin devleti ile de Türkiye derin devleti ile de bağlantılı olan Fırat Develioğlu’nun mafya içerisinde lakabı “KAMBUR SİNSİ“ dir. Bu lakabı tüm Kazak mafyası ve derin devlet tarafından kullanılmaktadır. Derin devlet ve mafya mensuplarıyla yakın ilişkileri olan Fırat Develioğlu’nun, Adnan Oktar’ın sözde korkutucu! gücü nedeniyle biricik kızının tecavüze uğramış olmaduğunu şikayet etmekten korktuğunu söylemesi bu iddianın yalan olduğunu açıkça göstermektedir.

 

AKILALMAZ BU SERVET NASIL ELDE EDİLDİ?

Fırat Develioğlu, Kazakistan’da 20 milyon TL değerinde fabrika ve iş merkezi, 15 milyon TL değerinde villası olduğunu belirtmektedir. Fırat Develioğlu beş kuruş parası yokken Kazakistan’a gitmiş, orada akılalmaz bir servet elde etmiştir. Resmi kayıtlarda ise çok az kazanç göstermektedir. Çok kısa sürede milyon dolarlık servet elde eden Fırat Develioğlu’nun bu kazancı mafya bağlantıları ve kara para ile elde ettiği bilinmektedir.

KENDİ EVİNDE KIZININ IRZINA GEÇİLMESİNE GÖZ YUMAN FIRAT DEVELİOĞLU NEDEN TUTUKLANMIYOR?

 

Adnan Oktar’a kurulan kumpasta kızı Dilara Aktunç ve Serra MohammedValipour’u kullanan ve bu kızların namus, şeref haysiyetlerini iki paralık eden Fırat Develioğlu’na neden çifte standart uygulanıyor?

Dilek Çelikten, kendisi dışında 5 ayrı şahit huzurunda Adnan Oktar’la yanında kızı Serra MohammedValipour varken görüşmesi nedeniyle tutuklu olarak yargılanmaktadır. Dilek Çelikten Adnan Oktar’ı kızının ısrarı üzerine 2 kez 10ar dakika gördüklerini, kızına yönelik herhangi bir fiziksel temasta bulunulmadığını söylemektedir.

Fırat Develioğlu ise, kendi evinde kızı Dilara Aktunç’un Adnan Oktar’la görüştürmüştür ve bu görüşmelerde kızı Dilara’nın tecavüze uğradığını, bunu bildiğini ama güya korktuğu için sustuğunu iddia etmektedir. Kızına tecavüz edilmesine olanak sağlayan, cinsel ilişki için evinin kapılarını açan Fırat Develioğlu tutuklanmamıştır.

Kızı Serra’yı Adnan Oktar’la görüştürdüğü için Dilek Çelikten tutukluyken, Dilek Çeliktenle aynı durumda olan, kızı Dilara’yı Adnan Oktar’la görüştüren Fırat Develioğlu’nun tutuklanmaması hukuken açıklanamayacak bir açmazdır.

 Tam da bu noktada, akıllara Fırat Develioğlu’nun bazı siyasilerle hasbelkader çektirdiği ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak kendisini siyasi, ekonomik açıdan güçlü tanıtma çabasındaki fotoğrafları geliyor.

Fırat Develioğlu, Bazı siyasileri tanıması , bir kısım emniyet müdürleri, hakim ve savcıları bağlaması nedeniyle mi tutuklanmıyor?

 Dilek Çelikten kızını en iyi şartlarda yetiştirmek için bütün ömrünü vermiş fedakar bir annedir. Serra henüz 2 yaşındayken, uyuşturucu mafyasıyla bağlantısı olduğunu fark ettiği Saber MohammedValipour’dan boşanmış ve kızı Serra MohammedValipour’u en zor şartlarda, tek başına büyütmüştür. Kızı Serra MohammedValipour ise daha zengin bir hayat yaşamak umuduyla annesine nankörlük etmiş; babasının yönlendirmeleriyle velayetinin annesinden alınması için masum annesine iftira atmıştır. Annesi Dilek Çelikten hiçbir suçu olmadığı halde şuan cezaevinde gece gündüz ağlayarak en zorlu şartlarda yaşamakta; masumiyetinin anlaşılmasını sabırla beklemektedir.

 Serra MohammedValipour’un annesine attığı bu iftira, Fırat Develioğlu’nun organize ettiği kumpas için de kullanılmış; iftiranın diğer tarafının Adnan Oktar olacağı şekilde Serra’ya yeni ifade verdirilmiştir. Gelecek ve para vaadiyle kandırdığı Serra MohammedValipour’u Kazakistan’da zorla yanında tutan Fırat Develioğlu, 16 yaşından beri metres hayatı yaşatarak Serra’nın hayatını mahvetmiştir. Fırat Develioğlu’nun 15 milyonluk villasında, onunla birlikte yaşayan ve arabalarını kullanan Serra’nın içkiye ve sigaraya da alıştırıldığı biliniyor. Serra, halen Fırat Develioğlu ile birlikte Kazakistan’da gayriahlaki bir hayat sürmektedir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adnan Oktar Davasındaki Gerçekler